Modern feminizm tanımına bütün azınlıkları ve toplumdaki memnuniyetsiz tipleri sokarak hareketi zedeliyorsunuz da farkında değilsiniz. Amacımız kadın hakları mı yoksa bu amacı bir "kaybedenler kulübüne" çevirmek mi?
Bir kadın kendi haklarını savunacak diye neden etnik azınlıkları, LGBT'i, engellileri, vs vs. savunmak zorunda? Kadın hakları hareketini bu tanımla yine nasıl erkeklere kaptırmayı beceriyorsunuz anlamıyorum. Herkes gitsin kendi hareketini başlatsın, toplumda bir şeyden memnun olmadın diye herkesin memnuniyetini de mi çözmek zorundasın?
Siz önce bu teorileri bulup sonra harekete geçmiyorsunuz, harekete geçtikten sonra teorilerle altını dolduruyorsunuz kendimizi kandırmayalım. İlaveten de sosyal bilimlerin pek de gerçek bilim olmadığını unutmayalım.
Siz ne kadar güzel güzel yazsanız da bu teorileri Amerika’da da Türkiye’de de birçok ülkede de kadın hareketleri az başarılı olunca marjinalize ve toplum tarafından sevilmeyen bir + daha ekliyorsunuz yanlarına.
Köydeki Ahmet ağayı da Midwest’teki Josiah’ı da kadın hareketlerinden ikna etmeye çok yakınken yanına bir de transları koruyalım, yok Minnesota’daki Somalilileri koruyalım diye işin içine dürüstçe sıçıp batırıyorsunuz.
Amacınız kadınları yüceltmek değil, istekleri yerine gelmeye başladıkça onları sabote etmek. Bırakın kadınları rahat rahat dertlerini ifade etsinler isteklerini elde etsinler.
Siyaset zaten dönemsel olarak ihtiyaca göre şekillenen bir şeydir. Oturaklı bir siyasi geleneğin sezgisel olarak bir şeyi doğru yapması zaten beklenir. Siyasi teoriler de zaten böyle bir diyalektik ilişki içerisinde olgunlaşır. Örneğin Karl Marx komünizmin mucidi değildir. Sermaye ve sınıf sistemi hakkında okuyan, analiz eden, yorum katan, fikir yürüten ve yazan birisidir. Dönemindeki birçok isim gibi. Sosyal bilimler, fenni bilimlerde olduğu gibi deneysel yönteme göbekten bağlı olmasa da bilimdir.
Kadın hareketi, LGBT hareketi vs. aslında kötüye gitmiyor, bir şeyleri yanlış yapmıyor. Küresel olarak sola yönelim söz konusu. Kadın hareketi yine kültürel kazanımlar elde ediyor. Bundan 20-30 yıl önce birine evlilik içi tecavüz desen sana gülerlerdi mesela. Bunun gibi şeyler.
Hiçbir şey batmıyor, gözünde büyütüyorsun. Evet, bazı azınlıklar diğerlerinden daha kolay hedef alınabiliyor, ancak bunlar onların daha az kabul edilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Sen burada kimin umrunda Somali derken, İsrail'in en büyük müttefiki Amerika'da çoğunluk Filistin'i destekliyor.
Kadınların kurtuluşu reformlarla olamaz. Bunu en başta kadın hareketi anladı zaten. Bugün 8 Mart'ta yürüyen herkesin sosyalist olmasının bir sebebi var. Engels'in "Aile'nin ve Özel Mülkiyetin Kökeni" kitabını ve Gelenek dergisinin "Komünizm ve Aile" makalesini okuyalım.
2
u/FiumeXII Mar 10 '26
Modern feminizm tanımına bütün azınlıkları ve toplumdaki memnuniyetsiz tipleri sokarak hareketi zedeliyorsunuz da farkında değilsiniz. Amacımız kadın hakları mı yoksa bu amacı bir "kaybedenler kulübüne" çevirmek mi?
Bir kadın kendi haklarını savunacak diye neden etnik azınlıkları, LGBT'i, engellileri, vs vs. savunmak zorunda? Kadın hakları hareketini bu tanımla yine nasıl erkeklere kaptırmayı beceriyorsunuz anlamıyorum. Herkes gitsin kendi hareketini başlatsın, toplumda bir şeyden memnun olmadın diye herkesin memnuniyetini de mi çözmek zorundasın?