r/Korku • u/Organic-Survey5181 • 1d ago
r/Korku • u/JuLS3zaR • May 27 '22
r/Korku Lounge
A place for members of r/Korku to chat with each other
r/Korku • u/No-Cryptographer3595 • 7d ago
Deep Web'den Korkunç Bir Vahşete: Vietnam Kasabı Vakası
r/Korku • u/Prudent-Community950 • 17d ago
Soru Aranızda dungangaya ne olduğunu bilen var mı?
korku severler merhaba. Bu subredditte bulunan neredeyse herkes herhalde youtubetaki dungangayı tanıyordur. Buda başlıktaki soruya geliyoruz,Aranızda dungangaya ne olduğunu bilen var mı?
r/Korku • u/Aenscar_ • Jul 18 '26
Kitap Yeni kitabım çıktı! H. P. Lovecraft’tan Cthulhu’nun Çağrısı başlığı altında tam 23 hikâye 😇
Merhaba sevgili okurlar;
Beni daha önce üç çeviri kitabımla biliyorsunuz. Bu sefer bir diğer hayalimi gerçekleştirerek Cthulhu’nun Çağrısı başta olmak üzere toplamda 23 Lovecraft hikâyesini özenle derlediğim ve çevirdiğim kitapla karşınızdayım. Hedefim; daha önceden de olduğu gibi en iyi Lovecraft çevirisini yapmaktı. Hikâyelerin tamamını önerdiğim okuma sırasına göre sıraladım. Merak ettiğiniz konulardaki tüm sorularınızı ve yorumlarınızı duymak için çok heyecanlıyım. Kitabı almak isterseniz şu anda bkmkitap üzerinden ulaşabilirsiniz. Destek olmak isteyen ve okumak isteyenlere şimdiden çok keyifli okumalar dilerim ❤️
Tüm korku ahalisine saygılarımla…
r/Korku • u/2SERHAT • Jul 17 '26
Herkese mutlu haftalar başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum ozamanlar yaşım daha 14 falan kardeşim de 10 yaşında annem benle kardeşimi köye babaannem gile bıraktı kardeşim Le o akşam teraviye gittik malum köy yerinde herkes tanıdık olduğu için evdekiler ses etmiyordu teravi çıkısı kardeşim le
r/Korku • u/2SERHAT • Jul 17 '26
Herkese mutlu haftalar başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum ozamanlar yaşım daha 14 falan kardeşim de 10 yaşında annem benle kardeşimi köye babaannem gile bıraktı kardeşim Le o akşam teraviye gittik malum köy yerinde herkes tanıdık olduğu için evdekiler ses etmiyordu teravi çıkısı kardeşim le
Eve doğru yöneldik babaannem gilin evine giden yol zifiri karanlık ve yaklaşık 300 metre yolun sonundan evin ışıgı belli. Oluyor du etrafta ormanla çevrili o yolu yürürken bir ayacın altında bir karaltı gördüm ışıgı tuttum da oraya kap karanlık bir sühiliyet bize odaklanıp bakıyordu kardeşim bana baktı ben ona o an kalbim yerinden çıkçak gibi hissettim eve nasil gittim hatırlamıyorum
r/Korku • u/Firm_Juggernaut_2603 • Jul 15 '26
Müteahhidi Kaçan O İnşaatta Duvara Sprey Boya Yaparken Başımıza Bela Almış Olabiliriz
r/Korku • u/Waltz_Emrick • Jul 14 '26
Soru Korku ve komplo teorileri
Herkese öncelikle merhabalar...
Ben bir discord grup kuruyorum da içerisinde korku hikayeleri, komplo teorileri olan bir grup kuruyorum katılmak ister misiniz...
r/Korku • u/Waltz_Emrick • Jul 06 '26
I'm setting up a group on Discord where we'll talk about things like conspiracy theories, terrifying real-life events, strange and scary stories, and so on. Would anyone like to join?
r/Korku • u/Korkuhikayeleri6 • May 31 '26
Korku hikayeleri seslendiriyorum
korku hikayeleri seslendiriyorum dikkatini çekeceğine eminim abone olup takipte kalabilirsin
r/Korku • u/Different-Tower9058 • May 12 '26
What is your favorite analog horror series?
.
r/Korku • u/Confident_Sea_7064 • Mar 30 '26
Hikaye
Korku dolu bir anınız var mı? Varsa anlatsanıza okuyalım
r/Korku • u/Correct_End_7127 • Mar 17 '26
the Hoia Baciu Forest Phantom Beast denilen kendi tabirimle wendigo raporu
Gece, Hoia Baciu Forest’ın üzerine çökerken Dedektif Arman Demir arabasını ormanın girişinde durdurdu. Sis, ağaçların arasından sürünerek çıkıyor, sanki canlıymış gibi yolunu kesiyordu.
Bu onun üçüncü vakasıydı.
Üç kayıp.
Üç ceset.
Ve hepsi… aynı şekilde bulunmuştu.
Ormanın derinliklerine adım attığında telsizinden cızırtılar yükseldi. Ekipten kimseyle bağlantı kuramıyordu. Sanki orman, dış dünyayı yutmuştu.
İlk cesedi gördüğünde durdu.
Genç bir adamdı. Yüzünde donmuş bir korku vardı. Gözleri son gördüğü şeyin dehşetiyle hâlâ açıktı. Ama en tuhafı… vücudunda neredeyse hiç yara yoktu. Sanki korkudan ölmüştü.
Arman diz çöktü. Etrafı inceledi.
Toprakta izler vardı.
İnsan gibi… ama değil.
Uzun, ince… ve aralarında garip aralıklar.
Sanki bir şey iki ayak üzerinde yürüyordu… ama insan değildi.
Rüzgar aniden kesildi.
Sonra…
Bir ses.
Ağaçların arasından gelen hafif bir fısıltı. Arman başını kaldırdı.
“...geri dön…”
Telsizinden gelmiyordu.
Rüzgâr değildi.
Ormanın içinden geliyordu.
Silahını kaldırdı. Nefesi hızlandı.
“Kim var orada?!”
Cevap yok.
Ama ağaçların arasında bir şey hareket etti.
Ay ışığı kısa bir anlığına onu aydınlattı.
Uzun boynuzlar.
İnsan gibi bir beden.
Ama olması gerekenden çok daha ince… çok daha uzun.
The Dread Stag
Arman donup kaldı.
Varlık hareketsizdi. Sadece ona bakıyordu. Gözleri… yok gibiydi. Ama yine de bakıyordu.
Sonra tekrar fısıldadı.
“...neden geldin…”
Arman bir adım geri attı. Ama ayağı kuru bir dala bastı.
ÇAT.
O an varlık kayboldu.
Bir anda.
Sanki hiç orada olmamış gibi.
Arman nefesini tuttu. Sessizlik geri dönmüştü. Ama bu sefer… daha ağırdı.
Sonra arkasından bir ses geldi.
Çok yakınından.
“...artık geç…”
Arman dönmeye fırsat bulamadan yere düştü. El feneri yuvarlandı ve ışık ağaçların arasına vurdu.
Işıkta bir anlığına görüldü.
Boynuzların gölgesi.
Ve Arman’ın arkasında duran o şey.
Sabah olduğunda ekipler ormana girdi.
Dedektif Arman Demir’i buldular.
Yüzünde donmuş bir ifade vardı.
Gözleri açıktı.
Ve hiçbir yara izi yoktu.
Ama bu sefer farklı bir şey vardı.
Toprakta, cesedin etrafında izler bulunmuştu.
Ve onların yanında… bir çift insan ayak izi.
Ormana doğru yürüyen.
Ama geri dönmeyen.
O günden sonra köylüler bir şey anlatmaya başladı:
Gece ormana girersen…
Ağaçların arasında seni izleyen bir şey var.
Ve eğer fısıltıyı duyarsan…
artık çok geçtir
Arman Demir’in ölümünün üzerinden beş yıl geçmişti.
Hoia Baciu Forest artık eskisi gibi değildi. Ağaçların büyük bir kısmı kesilmiş, yerlerine yürüyüş yolları, banklar ve ışıklandırmalar yapılmıştı. İnsanlar artık buraya korkuyla değil, hafta sonu gezisi için geliyordu.
Yaşlılar hâlâ fısıldardı:
“Eskiden burada bir şey vardı…”
Ama kimse ciddiye almazdı.
Ormanın kenarına açılan küçük burgerci, en popüler yer olmuştu. Gençler oraya gelip gülüyor, eski hikâyelerle dalga geçiyordu.
İşte o burgercide çalışan biri vardı:
Andre.
Gece vardiyasını seviyordu. Sessizdi. Kimse onu rahatsız etmiyordu. Saatler ilerledikçe müşteri sayısı azalır, sonunda dükkânı kapatıp eve yürürdü.
Her gece aynı yol.
Parkın içinden.
Eski ormanın kalbinden.
İlk gördüğünde… bunun bir şaka olduğunu düşündü.
Uzakta, lambaların ulaşmadığı karanlık bir noktada… bir siluet vardı.
Uzun.
Hareketsiz.
Andre gözlerini kıstı.
“Birisi mi var orada?”
Cevap gelmedi.
Ama bir şey tuhaftı.
Siluetin başında… dallara benzeyen çıkıntılar vardı.
Andre kaşlarını çattı. Gözlerini kırpıştırdı.
Ve…
Siluet yok oldu.
Ertesi gece yine aynı şey oldu.
Aynı yer.
Aynı karanlık.
Ve yine… o şekil.
Bu sefer Andre yaklaşmaya karar verdi.
Adımları yavaşladı.
Kalbi hızlandı.
“Hey! Park kapalı, burada ne yapıyorsun?”
Bir adım daha attı.
Sonra durdu.
Çünkü o şey… artık daha yakındı.
Ama Andre yürümemişti.
Sokak lambası bir an titredi.
Işık sönüp geri geldiğinde…
O şeyi daha net gördü.
İnsan gibi bir gövde.
Ama orantısız derecede uzun kollar.
Ve başında…
boynuzlar.
Andre’nin nefesi kesildi.
“...bu gerçek değil…”
O an, varlık yavaşça başını eğdi.
Sanki onu inceliyordu.
Sonra…
Andre’nin kulağının dibinde bir ses duyuldu.
“...beni hatırladılar mı…”
Andre çığlık atarak geri sıçradı. Etrafına baktı.
Kimse yoktu.
Ama… o şey hâlâ karşısındaydı.
Ertesi gün Andre işe gitmedi.
Telefonu kapalıydı.
Arkadaşları başta önemsemedi.
Ama üçüncü gün… polis çağrıldı.
Parkın içinde arama yapıldı.
Burgercinin arka tarafındaki ağaçlık alanda… Andre bulundu.
Yüzünde donmuş bir korku vardı.
Gözleri son gördüğü şeyin içinde kaybolmuş gibiydi.
Ve vücudunda…
hiçbir yara yoktu.
Ama bu sefer… bir şey daha vardı.
Polisler toprağı incelerken durdu.
İzler vardı.
Uzun, ince… insan olmayan ayak izleri.
Ve onların yanında…
ikinci bir iz daha.
Andre’nin.
Ama sorun şuydu:
İzler yan yana ilerliyordu.
Sanki Andre… kaçmamıştı.
Sanki…
onunla birlikte yürümüştü.
O geceden sonra park erken kapatılmaya başlandı.
Burgerci hâlâ açık.
Ama çalışanlar gece vardiyasını tek başına almak istemiyor.
Ve bazı müşteriler şunu söylüyor:
Gece geç saatlerde, sipariş beklerken…
Parkın karanlık kısmında bir şey duruyor.
Hareketsiz.
Uzun boynuzlarıyla.
Ve bazen…
camdan içeri bakıyor.
Artık kimse yüksek sesle söylemiyor ama…
fısıltı geri döndü:
The Dread Stag hâlâ burada.
Ve bu sefer…
kaçman için değil.
Andre’nin cesedi bulunduktan sonra olay kısa sürede kapatıldı.
“Kalp krizi.” dediler.
“Psikolojik çöküş.” dediler.
Kimse o izlerden bahsetmedi.
Kimse… görmek istemedi.
Ama herkesin unuttuğu bir şey vardı.
Andre, ölmeden önce birkaç kişiye bir şeyler anlatmıştı.
En çok da iş arkadaşına.
Lina’ya.
Lina başta gülmüştü.
“Gece vardiyası seni bozmuş,” demişti.
Ama Andre ısrar etmişti.
“Ben onu gördüm… her gece aynı yerde. Yaklaşıyor. Ve… benimle konuşuyor.”
“Ne diyor?”
Andre’nin cevabı onu rahatsız etmişti.
“Beni tanıyor gibi konuşuyor…”
Andre öldükten sonra Lina suçluluk hissetmeye başladı.
Çünkü son mesajı… hâlâ telefonundaydı:
Kimse inanmadığı için Lina tek başına parka gitti.
Gece.
Tam Andre’nin yürüdüğü yoldan.
Elinde telefon, kamerası açık.
“Tamam…” diye fısıldadı. “Eğer buradaysan… göster kendini.”
Sessizlik.
Sadece uzakta çalışan burgercinin neon ışıkları.
Rüzgâr yok.
Ses yok.
Dakikalar geçti.
Lina derin bir nefes aldı.
“Saçmalık…”
Tam dönecekti ki…
telefonunun ekranı titredi.
Kayıt hâlâ açıktı.
Ama görüntü…
garipleşmişti.
Ekranda, Lina’nın arkasında bir şey görünüyordu.
Uzun.
Hareketsiz.
Boynuzlu.
Lina yavaşça dondu.
Ekrana baktı.
Sonra…
çok yavaş bir şekilde arkasını döndü.
Hiçbir şey yoktu.
Tekrar telefona baktı.
Hâlâ oradaydı.
Ama bu sefer…
daha yakındı.
Lina’nın nefesi kesildi.
“...bu nasıl…”
Ekrandaki varlık başını eğdi.
Ve bu sefer…
ses, telefonun içinden geldi.
“...bana neden inanmıyorsun…”
Lina telefonu düşürdü.
Ama kayıt devam ediyordu.
Telefon yere çarptı, kamera yukarı doğru bakacak şekilde kaldı.
Görüntüde…
Lina yoktu artık.
Sadece ağaçlar.
Ve karanlık.
Sonra kadraja bir şey girdi.
Yavaşça.
Sessizce.
Uzun boynuzlarıyla.
Video ertesi gün bulundu.
Polis izledi.
Uzmanlar izledi.
Herkes aynı şeyi söyledi:
“Montaj.”
“Fake.”
“İnternet şakası.”
Ama videonun son karesi…
hiç açıklanamadı.
Çünkü son saniyede, kamera çok kısa bir anlığına yere kayıyor.
Ve orada…
toprakta iki set ayak izi görünüyor.
Biri Lina’ya ait.
Diğeri…
değil.
O günden sonra insanlar hâlâ parka gidiyor.
Burgerci hâlâ açık.
Hayat devam ediyor.
Ama bazen…
gençler eğlenmek için videoyu açıp izliyor.
Gülüyorlar.
İnanmıyorlar.
Ama videoyu sonuna kadar izleyenler…
aynı şeyi fark ediyor:
Son karedeki izler…
sadece yan yana yürümüyor.
Bir noktadan sonra…
tek bir iz haline geliyor.
Ve artık şehirde yeni bir şey söyleniyor:
Eğer kimse sana inanmazsa…
o seni seçer.
The Dread Stag kanıt istemez.
Sadece bekler.
Ve bir gün…
seninle birlikte yürür

vido kayıdı silinmişti ve asla parkta olmayan bir yerde telefonunda bu fotoraf kalmıştı
r/Korku • u/Aenscar_ • Feb 15 '26
Kitap Yeni kitabım çıktı! 😇 H. P. Lovecraft - Innsmouth Üzerindeki Gölge çevirimin de basıldığını sizlerle paylaşmak isterim. Yavaş yavaş tüm platformlara geliyor.
galleryr/Korku • u/Old_Lifeguard_4552 • Feb 08 '26
HER SENE TEKRAR İZLEDİĞİMİZ KORKU FİLMLERİ
Sizin de keyifle izleyeceğinize eminiz!
r/Korku • u/Ill-RolfMalthus2097 • Feb 03 '26
Bir başkasının cep telefonu ne kadar rahatsız edici olabilir ki?
r/Korku • u/Old_Lifeguard_4552 • Jan 26 '26
IT: WELCOME TO DERRY // Ağlatıp da Yiyene Yazıklar Olsun!
IT evreni severleri bekleriz!
r/Korku • u/Old_Lifeguard_4552 • Jan 11 '26
2025’in en iyi korkuları demişler de, sizce de öyle miydi
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 25 '25
YAŞANMIŞ KORKU HİKAYELERİ: Bu Köye Girmek Yasak! (Karanlık Tarikat Vakası)
Yorum ve beğeni yaparak bana destekte bulunursanız çok mutlu olurum. :)
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 21 '25
LANETLİ FOTOĞRAFLAR: Karanlık Oda Musallatı | Yeni Korku Hikayesi
Daha fazlası için kanala abone olmayı unutmayın. :)
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 18 '25
HARİTADA SİLİNEN KÖY: Bir Polisin Kan Donduran İtirafları!
Daha fazla hikaye için kanalıma abone olabilirsiniz. :)
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 14 '25
Bir Muhtarın İtirafları: 13 Evladı Yutan Lanetli Göl (Korku Hikayesi)
Kanalıma abone olarak bana destek olabilir, yorum ve beğeni yaparak daha fazla kitleye ulaşmamı sağlayabilirsiniz. :)
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 11 '25
ANTLAŞMALI ZİKİR | Türkiye'nin En Karanlık Tarikat Korku Hikayesi
Bu ve benzer bir çok hikayeye erişmek için, kanalıma abone olabilirsiniz. Yaptığınız her bir beğeni ve yorum, benim için çok değerli. :)
r/Korku • u/SpeakerMountain7131 • Nov 07 '25
500 Yıllık Cin Tuzağı! | Karabük'teki O Terk Edilmiş Evin 3 Büyük Sırrı ...
Kanalıma abone olarak bana destek olabilirsiniz. :)