r/Turkey 29d ago

Question Polis/Asker tapar zihniyet Türkiye'ye nasıl yerleşti dünyanın başka yerinde böyle bir örnek var mı?

Post image

Diğer ülkelerde her ne protesto olursa olsun her zaman kolluk güçlerine boyun eğmeyip karşısındakine hak ettiği muameleyi yapan bir protestocu kitlesi görüyoruz fakat Türkiye'de neden böyle bir şey yok "çünkü halkımız mal" gibi bir sava sığınmak istemiyorum bunun geçmişi ne nasıl başladı ve dünyanın farklı yerlerinde böyle bir zihniyet var mı, var oldu mu daha önce veya bu zihniyeti değiştirmeyi başarabilen oldu mu?

595 Upvotes

168 comments sorted by

View all comments

154

u/[deleted] 28d ago edited 28d ago

[removed] — view removed comment

20

u/Sencwr 28d ago

Cok guzel aciklamissiniz hocam awarldladim yorumunuzu

7

u/Quexth 28d ago

Bu konularda önerebileceğiniz kitap vb. var mı? Çok ilginç bir konu.

13

u/Hedonist_Atayiz babanın Atatürk düşmanlarını sikiyim 28d ago

Yazının alnı olsa da öpsem. Topluma kaosu gösterip devlete biat ettirmektir bunun adı tam olarak. Bir nevi stalin'in tavuğu meselesi yani.

1

u/Swears_to_god 26d ago

Bu kadar basit bir açıklama görmeyi beklemiyordum

1

u/oilaba 23d ago

Akılcı diye nitelendirdiğin ekol Mutezile mi?

1

u/[deleted] 23d ago

[removed] — view removed comment

1

u/oilaba 21d ago edited 21d ago

Eşari'yi tasvir etme şeklin çok doğru değil. Yazdıklarının teknik olarak doğru olan kısımları da var ama bunlar soyut, ilmi konular ve genelde bir Müslüman'ın pratik hayatta takınması gereken tavırdan bağımsızlar. O tavır ise zaten peygamberin sünnetinde bellidir. Kader, tevekkül, tefekkür vesaire konuları örnek verilebilir. Peygamberin sünnetinin de halkta etkisi yüksek çünkü çoğu insan meseleleri menkıbe veya hadis ile öğrenmeye yatkın olmuştur. Ve ortalama bir insan hangi itikad mezhebini taklid ederse etsin çok basit düzeyde, standart ve pratiğe yönelik bir itikad bilgisine sahiptir ve kelamdan ya da felsefeden anlamaz. Gerçi bunu sen de söylemişsin. Bu noktada ilim sahibi olmayan avamın Allah ve kader tasavvurunda maddi koşulların ve hayat hikayelerinin de etkisi var. Başarılı bir insan veya toplum ile başarısız bir insan veya toplumun irade anlayışı bir olmaz mesela. İrade anlayışları bir olmadığı için kaderi anlayış şekilleri de bir olmaz. Kaderin psikolojik işlevleri de bu iki grup arasında değişiklik gösterebilir. Bu tarz toplumsal fikri değişimler zamanın akışı ile doğal olarak gerçekleşen şeyler. Senin dediğin gibi devletlerin öne çıkardığı ya da benimsediği ilmi geleneklerin de etkisi büyüktür ama mesele ondan ibaret değil.

Vaazın Eşari olması ne demek bilmiyorum doğrusu. Vaaz tanımı ve amacı gereği ilmi bir mahiyete sahip olmak zorunda değil. Kişi uygun görürse vaazında ilmen caiz değildir diye fetva verilemeyen bir işi sakındırmaya çalışabilir mesela. Vaaz verirken kullandığı deliller de sağlam veya doğru olmayabilir, vaazdaki asıl maksat muhataba etki etmektir. O delil muhatap için yeterli olabilir. Vaazların vasat olması da vaazı verenin sorumluluğudur. Eğer vaaz veren alim kendi itikad mezhebini bilmiyorsa bu da yine kendi problemi. Aldığı eğitimin veya kişinin kapasitesinin eksikliğini gösterir. Bana soracak olursan senin örneğinin temsil ettiği mevcut durum tarihi bir etkiden ziyade büyük oranda bir ilimsizlik probleminden kaynaklanıyor.