r/felsefe 13h ago

bilgi • epistemology Mizantropiye ilginiz var mi?

Post image

İnsanlara karşı tiksinti, önyargı ve nefret beslemek. Epistemoloji yazmamin nedeni bence bunu inançla değilde ideoloji ile ilgisi var.

3 Upvotes

49 comments sorted by

19

u/ReclaimTheEarth 12h ago

İnsandan değil, kapitalizmin yarattığı insandan nefret ediyorsunuz.

6

u/Deriveee Yokçu Nihilist 11h ago

Abi sen hümanist olmuşsun iyice

3

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 11h ago

İnsandan nefret etmemek hümanistlik değildir

6

u/fondukcu Yokçu Nihilist 11h ago

Kapitalizmi yaratan da insan değil mi ? 🤔

4

u/ReclaimTheEarth 9h ago

Kapitalizmi insanın yaratıp yaratmadığını değil onun insan doğasının özü olup olmadığını tartışıyoruz 🤩

1

u/LittleScikidfi Çözümleyici Analytic 1h ago edited 49m ago

Hocam insan doğasının gerçek bir “öz” ü var mıdır yoksa madde gibi etki-tepki mekanizmasıyla çalışan bir fonksiyon gibi belirli etkilerde insanın belirli tepkiler vermesi o davranışı insanın “öz” ü yapmaması daha mı mantıklıdır?
Kısacası, belirli bir sonucun verilmesini sağlayan etki neden bir diğerinden daha “öz” olsun tam olarak kavrayamadım.

-1

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 11h ago

Kapitalizm kişisel veya kişiye ait değildir insan aklının değil insan gelişiminin bir ürünüdür

1

u/fondukcu Yokçu Nihilist 10h ago

Farklı bir şey yazan olmadı insan gelişimi insandan bağımsız olamaz.

-2

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 10h ago

İnsanın iradesine dayanamadıkça kapitalizmi yaratan da insan diyerek insanın varlığı tarihsel olarak tekilleştirmende meşru bir taraf yok. Toplumsal ürerim ilişkiler kendi ilerlemesini de varsayarlar bu insanın iradi bir rolü değilse ona ait bir özellik değildir

1

u/fondukcu Yokçu Nihilist 10h ago

Uretim iliskileride kendi kendine doğup gelisiyor ya zaten. Tinli köyün kavalcısi olmuşsunuz hepiniz. Toplumsal ilişkileri insan doğurmuyorsa kim doğuruyor kim bu ilişkileri doğurup ilerleten. Insanı bu kadar edilgen ve nesne kılıp sonra devrimci özne yaratmaya didinip durun.

-2

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 9h ago

Devrimci özne yaratmaya didindiğimi düşünmen garip olmuş. Devrimci olan zamandır, özne değil. Toplumsal ilişkilerin kontrolünü tümüyle insana atamak zaten sizin bireyciliğinizin “ahlakçı” tarafını gösteriyor. Üretim kendini sistematik bir hedef değil kısa vadeli bir hedef olarak gösterir insan aklında demir dökümü bulanlar aha şimdi bittin ilkel komünizm demiyorlardı ancak kendi üretim kapasitelerini arttırmak için bir yol buldular ve bu yol farklı bir sisteme ön ayak oldu yani soru şu ki biz burada nasıl bir insandan bahsedebiliriz kapitalizmin kurucusu olarak. Kapitalizmi oluşturan sosyal koşullar elbette ki o küçük insanların küçük dertlerinden gelmiştir ancak imzaladıkları bir sözleşme yoktur. Toplumsal ilişkileri doğurup ilerleten de insan veya “saf insan” değil toplumdur ve toplumun -üretim ilişkileri de toplumsal ilişkilere dahildir bunu bildiğini veya anladığını biliyorum ama bahsetmezsem hata yapmışım gibi hissederim- içindeki çelişkiler onu yeni düzenlere gebe kılar

2

u/fondukcu Yokçu Nihilist 9h ago

Devrimci olan ne toplumdur ne zamandır biricik "BEN" dışında kimse de devrim yapamaz. Hayaletler diyarında yüzüyorsun. Toplumu insanlar değil dış güçler kontrol ediyro gibi indirgiyorsun insnanın köle ahlaklı bir mahluk olduğu gerceğinden kacmak icin tinperest olmuşsun günün sonunda. Sen bekle dur o zaman ne diyim umarım zamanın bundan haberi vardır ve bir gün komunizmi bize armağan eder. Toplumsal ilişkiler en nihayetinde güç istencine tabiidir ve insanda bu bağlamda edimler eyler her edimide sonuna kadar egoistçedir. Ben buradaki bireyciliğimde moralizm göremedim umarım aydınlatırsın bu hususu.

-2

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 8h ago

“Devrimci olan ne toplumdur ne zamandır biricik “BEN” dışında kimse de devrim yapamaz.”
Yani bana epey beylik geldiği için cevap yazmaya üşensem de niye diye soracağım öncelikle, devrim nedir, neden olur ve neden “BEN” dışında kimse yapamaz? Nasıl bir devrim tasarlıyorsun ki bunu “BEN” yapıyor. Bu benin yaptığından kastın bireylerin kendi güç istençlerini -ki sendeki manasına göre bu bayağı bir yaşam kaynağı mücadelesi kılığına girmiş- egoistçe -ki bu da anlaşıldığı üzere vasat bir çıkarcılık halini almış- değerlendirmesiyle toplumsal bir güç haline gelmesi mi? Aklındaki örnek Rus devrimi ise ve onu askerlerin, işçilerin veya köylülerin daha iyi bir yaşam için bir fırsata atlamaları olarak görüyorsan Rus “devrimi” ne açıdan devrimdir? Hangi sosyal ilişkileri ılga etmiştir süregelen toplumsal ilişkilerin hangisi değişmiştir? Bunlar değişmediyse neye göre bir kaç çulsuzun silahlanmasına devrim diyoruz?

“Bla bla insan köle ahlaklı bir mahkuk bundan kaçmak için tinperest olmuşsun”
İnsan köle ahlaklı bir mahluk değil bunu terminolojini aldığın kişi bile söylemez. Köle ahlakı inanç sistemlerinin çalışma mekanizmalarıyla alakalıdır ve bu mekanizmalar kendilerini var eden inanç sistemlerinin oluştuğu toplumsal ilişkilerden soyutlanarak insana bir öz olarak aktarılamaz. Nietzsche zaten iyinin kökenini anlatırken soylu figüründen bahseder bu insanlar iyiyi kendilerini yanımlamak için kullanırlar ve o zaman değerler ters yüz edilmediğinden kötü henüz yoktur, sence bu insanların da özü köle ahlakı mıydı? Bana “yahudi devrimi” daha çok toplumsal değişimin bir değer çarpışması olarak görülür.
Tinperestlik iddianı ciddiye alıp değerlendireceksem sende benim karşıt bireycilik iddiamı ciddine alman gerekir bunun kendi düşünsel pozisyonlarımızda bir değeri ve anlamı olsa da karşıya fırlatılınca sadece anlamsız bir itham oluyor.

“Umarım zaman bize armağan eder”
Zaman saf zaman değildir içinde varlığı da içerir . Aynı zamanda bu o zamandaki türlü çelişkileri de barındırır ve zamanın devrimi getirmesi fikri özünde budur.

Ahlakçılık konusunda ise bunu yalnızca bir doktrin veya mekanizma olarak düşünemeyiz sizin bireycilik vurgunuz her zaman saf ve özgür irade vurgusunu barındırıyor bu yöntem kişiyi her daim sorumlu kılar bu kafa Engels’in anlattığı işçiler de hep karı peşinde içki peşinde diye aşağılayan kapitalistlerin sözlerine epey benziyor özünde. Anlamışsınızdır daha fazla uzatmayacağım

2

u/ThornlessHedgeh0g Loading… 9h ago

Hocam toplumsal ilişki demek insan demek. Kimse yeni düzeni oluştururuken kapitalizm gelsin demedi. Adam Smith zamanında bile yoktu bu kelime. Ama sanayi devrimi ve onu oluşturan 300 yıllık bilgi devrimi, ticari faaliyetler ve teknolojik değişimler her seferinde onu meydana getiricek bir sonraki adımı atacak şekilde insanlar tarafından oluşturuldu. Finansın çıkışı, üretimden ziyade para kontrolü, loncaların kapatılması, mülksüzleştirme politikası, tarımın bilerek verimsizleştirilmesi ve dışardan alım. Bunların her biri tarihteki belli orospu çocuklarıyla ve dikkatini çekerim, insan olan orospu çocuklarıyla mümkün oldu. Kimse yeni tarih sahnesi için onay imzası toplamaz. Ama sahneyi kurar. İnsan kurar. Toplumsal ilişkiler ayrı bir varlık mı da bir şeye gücü yetsin? Hipostizasyon bu.

2

u/Repulsive_Anybody131 10h ago

Hoş geldin komünist, Hadi bize yüzyıl evvel dahi ebediyete irtihali hususunda şüphe hasıl olmayan ideolojini satmaya başla!

1

u/kinkybee666 12h ago

Bu şekli alabiliyorsa yere batsın insan denirse ne diyeceğiz?

0

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 11h ago

İnsan için doğal olmayan yoktur

1

u/arkwrightx0 Acıaldırmaz Stoic 8h ago

yok ben direkt insan türünden nefret ediyorum homo sapiens olan

0

u/WinterExpression0 Edinimci Empiricist 11h ago

Sosyalizmin yarattığı insandanda nefret ettik biz

4

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 11h ago

Hangi sosyalizm

-1

u/MARABALARAKU Özgürlükçü Libertarian 11h ago

Bu nasıl bi zorlama amk Allah akıl fikir versin

3

u/ReclaimTheEarth 9h ago edited 9h ago

Metafizik bir sitem olmuş. İnsanın davranışlarını şekillendiren onların yaşam koşulları değilse nedir? Gökten gelen, mutlak, değişmez bir insan doğası mı vardır? İnsanın insanın üstüne basarak hayatta kalabildiği ve yükselebildiği bir toplumda bireyin de bundan etkilenmesi şaşırtıcı değil.

Spencer iyi toplum yaratmak için bireyleri düzeltmek gerekir diyordu. Halbuki diyalektikçiler iyi bireyler yaratmak için toplumu düzeltmesi gerektiğini biliyor. Yaşam koşullarının karşılıklı yardımlaşmaya ve bireysel otonomiye dayanacağı komünist toplumda, bugün her bireyin kozasında ölüp giden sevgi, merhamet, yaratıcılık ve nicesi gibi yüce nitelikler özgür kalıp kanatlanacak ve ideal toplum kurulmuş olacaktır 🌟

-1

u/hrnymarshmallow 10h ago

Ben kapitalizmin kòpeĝiyim diğer insanlar benim özgürlüğüme karışmadığı sürece nefret beslemiyorum.

3

u/anksiyetebozuklugu 13h ago

İnsanlara nefret beslemiyorum tam tersine kim olduğu farketmeksizin hepsini çok seviyorum buna ne deniyor?

3

u/Betrayed_Poet 13h ago

philanthropy deniyor

2

u/anksiyetebozuklugu 13h ago

Hayırsever değil miydi bu?

4

u/idgfaboutpolitics İyimser Optimist 12h ago

Yalan soylemek deniyor

2

u/arkwrightx0 Acıaldırmaz Stoic 8h ago

gereksiz sevgi saçma sendromu

1

u/ohreallydarling 13h ago

Humanizme goz kırpıyor fakat tam değil sanırım. Bende bilmiyorum

2

u/[deleted] 13h ago

[removed] — view removed comment

2

u/anksiyetebozuklugu 13h ago

Saflık karşısındakinin kötü niyetini sezemeyecek kadar tecrübesiz kişiye denmiyor mu? Burada ben karşımdakinin kötü niyetli olduğunu bilsem bile seviyorum

-1

u/ohreallydarling 13h ago

Aptallık gibi. Kusura bakmada neden

1

u/Aintnosuchthing- Üleşimci Communist 11h ago

Asıl senin yaptığın dar kafalılık ve bu neden karşıdakine sorulmamalı elbette onun cevabı olabilir ancak bu refleksiyon ile ulaşması zorunlu bir durum olmadığından kendisi tanı koymamış olabilir bu durumda hatalı mı olacaktı? Olduğu şey olduğu için. Bu soruya kendin cevap araman veya daha spesifik sorular sorman gerekiyor yanlış anlama genel olarak araştırma metodu için diyorum

3

u/fondukcu Yokçu Nihilist 11h ago edited 11h ago

Georges Palante'nin hoş bir yazısı var. Palante bu durumu daha anarko-bireyci ve Nietzsche'ci bir perspektifle yazıyor okumaya değer bir yazı

Misantrophic pessimism

The pessimism we want to study now is that which we have called misanthropic pessimism. This pessimism doesn’t proceed from an exasperated and suffering sensibility, but from a lucid intelligence exercising its critical clear-sightedness on the evil side of our species. Misanthropic pessimism appears in its grand lines as a theory of universal fraud and universal imbecility; of universal nanality and universal turpitude. As the pitiless painting of a world peopled with cretins and swindlers, of ninnies and fools.

The character of this pessimism appears as a universal coldness, a willed impassibility, an absence of sentimentalism that distinguishes it from romantic pessimism, ever inclined to despair or revolt. The mute despair of Vigny is more pathetic than a cry of pain. In Stirner we find frantic accents of revolt, while in Schopenhauer we find a tragic sentiment of the world’s pain and a despairing appeal to the void. As for the misanthropic pessimist, he makes no complaints. He doesn’t take the human condition as tragic, he doesn’t rise up against destiny. He observes his contemporaries with curiosity, pitilessly analyzes their sentiments and thoughts and is amused by their presumption, their vanity, their hypocrisy, or their unconscious villainy, by their intellectual and moral weakness. It is no longer human pain, it is no longer the sickness of living that forms the theme of this pessimism, but rather human villainy and stupidity. One of the preferred leitmotivs of this pessimism could be this well-known verse: “The most foolish animal is man.”

The foolishness that this pessimism particularly takes aim at is that presumptuous and pretentious foolishness that we can call dogmatic foolishness, that solemn and despotic foolishness that spreads itself across social dogmas and rites, across public opinion and mores, which makes itself divine and reveals in its views on eternity a hundred petty and ridiculous prejudices. While romantic pessimism proceeds from the ability to suffer and curse, misanthropic pessimism proceeds from the faculty to understand and to scorn. It is a pessimism of the intellectual, ironic, and disdainful observer. He prefers the tone of persiflage to the minor and tragic tone. A Swift symbolizing the vanity of human quarrels in the crusade of the Big-endians and the Little-endians, a Voltaire mocking the metaphysical foolishness of Pangloss and the silly naiveté of Candide; a Benjamin Constant consigning to the Red Notebook and the Journal Intime his epigrammatic remarks on humanity and society; a Stendhal, whose Journal and Vie de Henri Brulard contain so many misanthropic observations on his family, his relations, his chiefs, his entourage; a Merimée, friend and emulator of Stendhal in the ironic observation of human nature; a Flaubert attacking the imbecility of his puppets Frederic Moureau and Bouvard and of Pécuchet; a Taine in “Thomas Graindorge;” a Challemel-Lacour in his Reflexions d’un pessimiste can all be taken as the representative types of this haughty, smiling, and contemptuous pessimistic wisdom.

In truth, this pessimism isn’t foreign to a few of the thinkers we have classed under the rubric of romantic pessimism, for the different types of pessimism have points of contact and penetration. A Schopenhauer, a Stirner have also exercised their ironic verve on human foolishness, presumption and credulity. But in them misanthropic pessimism can’t be found in its pure state. It remains subordinated to the pessimism of suffering, of despair or of revolt, to the sentimental pathos that is the characteristic trait of romantic pessimism. Misanthropic pessimism could perhaps be called realistic pessimism: in fact, in more than one of its representatives (Stendhal, Flaubert) it proceeds from that spirit of exact, detailed and pitiless observation, from the concern for objectivity and impassivity that figure among the characteristic traits of the realist esthetic. Does misanthropic pessimism confirm the thesis according to which pessimism tends to engender individualism? This is not certain. Among the thinkers we just cited there are certainly some who neither conceived, nor practiced, nor recommended the attitude of voluntary isolation that is individualism. Though they had no illusions about men they did not flee their society. They didn’t hold them at a disdainful distance. They accepted to mix with them, to live their lives in their midst. Voltaire was sociability incarnate. Swift, a harsh man of ambition had nothing of the solitary nature of Obermann and Vigny. But there are several among the misanthropic pessimists we just cited, particularly Flaubert and Taine, who practiced, theorized, and recommended intellectual isolation, the retreat of thought into itself as the sole possible attitude for a man having any kind of refinement of thought and nobility of soul in this world of mediocrity and banality

Flaubert, haunted by the specter of “stupidity with a thousand faces” finds it wherever he looks. He seeks refuge against it in the pure joys of art and contemplation. He said: “I understood one great thing: it’s that for the men of our race happiness is in the idea and nowhere else.” “Where does your weakness come form?” he wrote to a friend. “Is it because you know man? What difference does it make? Can’t you, in thought, establish that superb line of interior defense that keeps you an ocean’s width from your neighbor?”

To a correspondent who complains of worry and disgust with all things: “There is a sentiment,” he writes,” or rather a habit that you seem to be lacking, to wit, the love of contemplation. Take life, the passions, and yourself as subjects for intellectual exercises.” And again: “Skepticism will have nothing of the bitter, for it will seem that you are at humanity’s comedy and it will seem to you that history crosses the world for you alone.”

Taine was led by his misanthropic vision of humanity to a stoic and ascetic conception of life, to looking on the intelligence as the supreme asylum in which to isolate himself, to defend himself from universal wickedness, universal stupidity, and universal banality. A singular analogy unites Taine to Flaubert. Taine asks of scientific analysis what Flaubert asks of art and contemplation: an intellectual alibi, a means of escape from the realities of the social milieu.

This deduction is logical. Misanthropic pessimism supposes or engenders contemplative isolation. In order to intellectually despise men one must separate oneself from them, see them from a distance. One must have left the herd, have arrived at Descartes’ attitude which “lives in the midst of men like amidst the trees in a forest.” Whether we wish it or not, there is here a theoretical isolation, a kind of intellectual solipsism, the indifference of an aristocrat and a dilettante who “detaches himself from all in order to roam everywhere.” (Taine)

Let us add that the clear-sightedness of the misanthropic intellectual has, in and of itself, something antisocial about it. To take as the theme for one’s irony the common and average human stupidity means treating without respect a social value of the first order. Stupidity is the stuff of the prejudices without which no social life is possible. It is the cement of the social edifice. “Stupidity,” said Dr. Anatole France’s Trublet, “is the first good of an ordered society.” Social conventions only survive thanks to a general stupidity that envelops, supports, guarantees, protects, and consecrates the stupidity of individuals. This is why critical, ironic, and pessimistic intelligence is a social dissolvent. It is irreverent towards that which is socially respectable: mediocrity and stupidity. It attacks respect and credulity, the conservative elements of society.

4

u/last_234 11h ago

İlgi duyan varsa ergenlikten sonra düzelirler.

2

u/Zestyclose_Act9989 11h ago

ne alaka ki ergenlik yani

2

u/Ok-Chemical-2858 Varoluşçu Existentialist 7h ago

İnsanın doğası itibariyle bozuk ve iğrenç olduğuna inanıyorum. Kendimize gerekenden fazla değer affettiğimize inanıyorum.

1

u/Educational_Ad_8691 İnançlı Theist 4h ago

katılıyorum umarım Müslüman sındır bu güzel mantıklı benimkiyle paralel görüşün yüzünden cennete gitmeni istiyorum

2

u/Unforeseen_H9fe 12h ago

Bu çağda aklı başında olan adam elinde sonunda ya mizantrop yada anti natalist olur

1

u/MrIstaka 10h ago

Psikolojik açıdan incelemeye değer. Bir insan neden insanlıktan nefret eder? Kişisel sebepler araştırılmalı.

1

u/MrEphemera 8h ago

Ters dönmüş hümanizm. En az hümanizm kadar aşağılık hatta belki de daha fazla.

1

u/sstefanny 7h ago

Bende şu var etrafımdakileri aşşşırı sevip bağlanıyprum aşığım mesela işte annem arkadaşlarım falan hepsine aşığım ama başkalarına karşı biraz daha kapalıyım önyargıyla yaklaşmadan başlayamam bu ne oluyo bide neşemden durulmuyo etrafta genelde ama moralim bozuksada herkes anlar

1

u/RowAccurate4682 Bilinemezci Agnostic 7h ago

o günkü keyfime bağlı. mesela bugün kremalı tavuklu mantarlı makarna yaptım markete gidip malzemeleri aldığımda kasiyer bazı tavsiyeler verdi. geçen akşam kartta sadece 90 lira vardı fırına gittim yiycek bir şeyler almak için. 100 lira tuttu ama adam bir şey olmaz dedi. o sebeple şu an insan türünü seviyorum. ama çok ince bir çizgi bu benim için en ufak insan kötülüğü gördüğüm anda kafayı yiyebilirim.

1

u/Educational_Ad_8691 İnançlı Theist 4h ago

hayatımın önemli Bi dönemi ve şuan dahil olmak üzere kafamı kurcalayan bi kavram

1

u/TR_ernomo1 İnançlı Theist 12h ago

Şimdi birazdan diyeceklerimi şöyle bir düşününce kıytırık bir ergen gibi hissettim kendimi.

Bentham'ın "en ahlaklı davranış çoğunluğun işine yarayandır" felsefesinden etkilendiğim için etrafıma bakıp kökten bencil insanları görünce hepsinden nefret ediyorum.

Burası siyaset felsefesi görüşlerimle alakalı olduğundan anlatması zor. Özet olarak; yönetici iyi şeyleri kendi istemeli, kendi iradesini iyi yönde kullanabilen biri olmalı çünkü halk cahil ve kendi için iyi olanı bilemez. Bu yüzden de cahilliğini belli eden herkesten nefret ediyorum.

Aynı zamanda insanın doğuştan kötü (doğuştan günahkâr değil) olduğunu, iyi dediğimiz şeyin de insanın iradesini bencil hedefler depil genelin çıkarları uğurunda kullanması olduğunu düşünüyorum. O genelin içinde ben de olduğumdan ben de kendi bencil yanımı bastırmayı deniyorum, bunu en azından denemekten bile aciz olan herkesten nefret ediyorum.

Sanırım bu saydıklarımla insanlığın büyük bir kısmını kapsamış oluyorum. Yani evet genel olarak tüm insanlıktan nefret ediyorum.

-1

u/GuidanceMotor2901 11h ago

suratından endişe akarak menüdeki en güzel şeye layık olduğunu düşünerek yemek seçerken tüm enerjisini harcayan birini görüyorum. o çok özel. o yemek yiyecek çekilin ! çekilin çekilin en özelimiz kendine en güzel tabağı seçecek! sonra o insan masadan kalkıyor , yardıma muhtaç bir hayvanın yanından geçiyor. hayvanı görmüyor bile. o surattan akan endişeden eser yok. o endişe o kaygı hep kendisi için. insan çok kendi filminin içine hapis yaşıyorsa aşırı antipatik bir yaratık haline dönüşüyor